Borçta, zaman aşımı son taksitle başlar

Umarım herkes yeni yıla güzel bir şekilde başlamıştır. Bir çoğumuz eminim hala tatildedir ve yeni yılın ilk günlerinin tadını çıkarıyordur. Ama ne olursa olsun ne yazık ki canımızı sıkan hep bir durum oluyor. Sorunlar ufak da olsa bir şekilde bizi yoruyor. Bugün okurlarımızın kafasına takılan soruları yanıtlamak istiyorum.

Harun C. (Bremen): Geçtiğimiz günlerde sizin zaman aşımı ile ilgili bir yazınızı okudum. Arkadaşlarım farklı farklı şeyler anlatınca size danışmak istedim. Ben 2002 yılında bir tanıdığıma 80 bin euro borç para verdim. Her ay bana 1000 euro olarak geri ödeyecekti. 12 bin euro geri ödeme yaptı. Sonra ödemeyi durdurdu. Buna karşılık biz 2005 yılında yeni bir ödeme planı yaptık. Plana göre geriye kalan 68 bin euro dört taksitle ödenecekti. İlk miktar 15 bin euro 01.01.2009 ödenecekti. Diğer taksitler de her yılın başında verilecekti. Ama maalesef 2010, 2011 ve 2012’de ödeme gerçekleşmedi. Ben şimdi o kişiden davacı olmak istiyorum. Pek çok kişi buna hakkım olmadığını çünkü zaman aşımının söz konusu olduğunu söylüyor. Bundan dolayı masraf yapıp mahkemeye vermekten vazgeçmiştim,. Sizin yazınızda zaman aşımının bazı durumlarda uzadığını ve anlaşmanın da bunu uzattığını okudum. Acaba bu durum benim durumum için de geçerli olabilir mi?

Evet Harun bey, dikkatli bir okurumuzsunuz. İyi ki durumunuzun zaman aşımına uğradığı kanaatine kapılmadınız. 2002’de yapılmış bir sözleşme olmasına rağmen sizin hakkınız henüz zaman aşımına uğramadı. Bu tür borç davalarında zaman aşımı süresi veriliş tarihinden itibaren değil, ödeme yapılması gereken günden itibaren işlemeye başlar. Mesela borcu 2003’de verdiğiniz ve ödeme günü olarak 01.01.2010’u (Faelligkeit) belirlediniz. Burada üç yıl geçmiş olmasına rağmen zaman aşımı gerçekleşmiş olmuyor, çünkü bu süre ancak 01.01.2010’dan itibaren başlıyor. Eğer 01.01.2010’dan sonra yeni bir ödeme planı yapılırsa bu durumda zaman aşımı süresi yeniden başlar.

“Uyarı yazısı gönderin”

Sizin davanızda da öyle olmuş zaten. Yeni anlaşmalar yapılmış ve ödeme tarihleri belirlenmiş. 01.01.2010’dan itibaren ödeme yapılmamış ve bu yüzden daha zaman aşımı gerçekleşmemiş. Hatta son ödeme tarihi 01.01.2012 olduğu için, o bölümle alakalı zaman aşımı süresi ancak 01.01.2012’den itibaren başlar. Yani rahatlıkla mahkemeye başvurabilirsiniz. Masrafları az tutmak adına “Mahnbescheid” ile başlayabilirsiniz. İtiraz ettiği takdirde bir avukata başvurmanız gerekir. Çünkü dava miktarı 5000 eurodan yüksek olduğu için avukat zorunluluğu vardır. İtiraz etmezse arkasından “Vollstreckungsbescheid” talep edebilirsiniz ve buna da iki hafta içinde itiraz etmezse elinizde bir mahkeme kararı olur. 30 sene boyunca geçerlidir. Böylece daha hesaplı bir şekilde sonuca ulaşabilirsiniz. Gördüğünüz gibi herkesin dediğine bakmadan bir uzmana danışmanızda yarar vardır. Bize de bazı müvekkillerimiz geliyor ve “Nasıl olur, ama benim komşum bana dedi ki…” işte durum böyle olunca nedense komşusunun dediği daha geçerli oluyor. Eee nede olsa komşu uzman ya.

“Tatilin tadını çıkarın”

Selma H. (Sandhausen): Ben bir küçük şirkette çalışıyorum. Her sene Noel zamanı iki hafta zorunlu izin almak durumundayım. Çünkü şirket o dönemde kapalı oluyor ve buradaki günleri bizim iznimizden düşüyorlar. Ben buna itiraz ediyorum, hangi hakla benim izin günlerimden düşülüyor. Ben o günlerde tatile bile gidemiyorum. Eşim o günlerde izin alamıyor, çünkü o paket şirketinde çalışıyor ve Noel en yoğun dönemi oluyor. Bu nedenle eşimle uzun bir yaz tatili yapamıyoruz. Buna hakları var mı? İznimden düşülebilir mi? Sayın Selma hanım, ne yazık ki farklı bir anlaşma mevcut değilse, işveren şirketi kapattığı zaman (Betriebsurlaub) sizde izin almalısınız. Sonuçta siz o gün izinlisiniz. Ancak resmi tatil günleri izin günlerinizden düşülmez, sadece işgünleri düşülür. Bu kaderi sizinle birlikte birçok kişi paylaşıyor. İzin günlerinizin tadını çıkarın. Haftaya yeni yazıda buluşmak üzere…